Gezici, yaptığı açıklamada; “6 Şubat 2023 tarihinde hepimizi yasa boğan 9 saat arayla yaşadığımız iki büyük depremin acılarını derinden yaşıyoruz. Yaşanılan büyük yıkımın acısını yürekten hissediyor acılı ailelere başsağlığı, yaralılara acil şifa ve sonsuz sabır diliyoruz” açıklamasında bulundu.
Eğitim Sen Bolu Şube Başkanı Zehra Kulalı Gezici; Yaşadığımız büyük felaketin yaralarını hep birlikte sarmaya çalışırken yetkililerin aldığı kararları endişeyle takip etmekteyiz. Diyerek açıklamasını şöyle sürdürdü;
ÇÖCÜM DEĞİL SORUN YARATIR
11. Şubat günü Cumhurbaşkanı Erdoğan, KYK yurtlarının tamamının depremzedelere tahsis edileceğini, üniversitelerin yaza kadar uzaktan eğitime geçeceği kararını, çözüm değil daha büyük sorunların tetikleyicisi yanlış bir karar olarak görüyoruz. Depremi yaşayan halk halihazırda yardımların ve ekiplerin yeterli koordinasyon ile yönetilememesi sebebiyle yalnızlık hissederken sosyal bir alan olan üniversitelerin uzaktan eğitim kararı, depremzede öğrencileri bu sosyal yaşam inşaasından uzaklaştırmak tahribatı katlayacaktır Krizlerden çıkışlarda bilimi referans alan bizler biliyoruz ki; ancak hayatı bir an önce normalleştirmek; kalıcı travmaların, psikolojik yıkımların önünü almayı, yardım ve dayanışma ilişkilerini mümkün kılar.. Özellikle afet bölgesinde olan öğrencilerimize yıkılmış mahallelerde izole ederek, ulaşamadıkları eğitim araçlarıyla eğitim al demek,eşitsizlikleri daha da derinleştiren, travmaları katlayan bir süreç olacaktır. Pandemi sürecinde yaşadık, uzaktan eğitim eşitsizlikleri derinleştirdi. Akademik kayıplarla birlikte öğrencilerimizin sosyal ve psikolojik kayıplarını gördük. Teorik eğitimi anlamsız kılan, uygulamalı eğitimleri yok sayan uzaktan eğitimin pandemi sürecini henüz telafi edemedik. Alınan bu karar ülkemiz için öğrencilerimiz ve yarınlarımız için telafisi mümkün olmayan bir süreç olacaktır.
GENÇLERİMİZİN TUTUNACAĞI DALI KESMEYELİM
Depremzedelerimiz için de KYK yurtlarının uygun bir çözüm olmadığı, ülkemizin her bölgesinde binlerce otel tam kapasite açılacakken, misafirhaneler, kamu tesisleri, boş konut stokları varken eğitimin ikinci plana atılmasını kabul etmemiz mümkün değildir.
Eğitim Sen olarak milyonlarca öğrencimizin de talebi olan çağrımız ;
Başta siyasi iktidar, üniversite rektörleri ve YÖK ve tüm yetkililerce alınan bu kararın iptal edilmesini, Üniversitelerde yüz yüze eğitimin, net olarak açıklanmış makul en yakın tarihte başlatılmasıdır. Ayrıca; Deprem bölgesindeki tüm üniversite öğrencilerinin geçici olarak güvenli bölgelerdeki üniversitelere alınmasının koşulları yaratılmalı. Üniversiteler açılana kadar yükseköğretim kurumlarındaki personelin deprem bölgelerinde gönüllü olarak çalışabilmesi sağlanmalı. Depremden doğrudan etkilenen personel, öğrencilerimiz ve aileleri tespit edilmeli. Personele, öğrencilere ve ailelerine yaşadıkları ağır tahribatı hafifletecek düzeyde nakdi ve ayni yardım planlanmalı. Personele, öğrencilere ve ailelerine üniversiteler, belediyeler ve yurtlar bünyesinde ücretsiz barınma, beslenme ve ulaşım imkânları sağlanmalı. Personele, öğrencilere ve ailelerine ücretsiz psikolojik destek verecek birimler oluşturulmalı. Üniversitelerin sadece eğitim öğretim faaliyeti yürüten kurumlar olmadığı, aksine ihtiyacımız olan dayanışma ve umudu yeşertebileceğimiz mekânlar olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir.